#MutluYıllar

Bu yıl da olduğu gibi hayatımda birçok tecrübe yaşadım. Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktım.
Benim inandığım bir şey var ki -pek çok kişi aynı düşüncededir.- hayatta her zaman güzel şeyler olacak diye bir şey yok ya da daima kötü şeyler olacak diye de bir kaide yok. Eğer bir şey sürekli kendini tekrarlıyorsa bir şeyler yolunda gitmiyor demektir. Hiç birimiz Alice Harikalar Diyarında yaşamıyoruz değil mi? Öyleyse tünelin sonundaki ışığı düşünüp kendimizi motive etmeliyiz. “Ben bunu başarabilirim.” diyebilmeli, kendimize inanmalıyız.
İçimizde var olan yüce güçle temas kurmak için her gün dua edelim. Huzur bulmak için sığınabileceğimiz daha yüce bir güce, sizden daha büyük bir şeye sahip olmak çok önemli. Bazı günler mücadele gerektirse de, bizi motive edecek, bize ilham verecek ve pozitif kalmamıza, ileri doğru yol almamıza yardım edecek bir şeylerin olması çok önemli. En önemlisi güçlü olun.
Sağlık, mutluluk, sevgi, başarı ve tüm dileklerinizin gerçek olacağı bir yıl sizinle olsun.Mutlu yıllar.☺
Hazar Efe Sarısu

Yine o ahmak insan…

Insanlar bana göre üçe ayrılır; Iyiler , kötüler ve ahmaklar.
Iyi insanlar en az bulunan insan türüdür.Nadir rastlanır ve değerlidir.Tıpkı bir yakut gibi. Zaten onları değerli kılan  da o yumuşacık kalpleridir.
Kötü insanlar ise bu sıralamaya göre biraz daha alt kısımlardadır. Kalbi taşlaşmış, katı ve sert kuralları olan insanlardır. Hatayı affetmez, iyiliği kabul etmezler.
Ahmaklar ise… Onlar bu sıralamada iyiler ve kötüler arasındaki o ince çizgide yer alırlar. Sürekli insanların hatalarını yüzüne vuran, insanları alay konusu eden ve insanlara karşı sürekli önyargıyla yaklaşanlardır onlar. Bundan zevk alıp küstahça kahkahalara boğulanlanlardır. Kimileri sırf öyle olmak istediği için öyle olmayı tercih ederler, kimileri ise ne yazık ki öyledirler.
Ne var ki onlar kendileriyle yüzleşemeyecek kadar korkak insanlardır. Aynanın karşısına geçip kendi hatalarını arayan , düşünen ve en önemlisi kendine “neden?” sorusunu soramayacak kadar korkanlardır. Ah keşke onu yapabilseler…Çok şüpheliyim ama kalplerinde zerre kadar iyilik kalmış olsa dahi o iyilik onların kalbini sarıp sarmalayacaktır. 

image

Bana göre aşk…

image

Seven insan kıskanır diye bir şey yok! Seven insan güvenir. Kıskanıyorsa da güvenmiyordur bana göre. Aşkın binlerce tanımını okumuş olabilirsiniz. Size göre ben de burada pek farklı şeyler söylemeyebilirim ama şunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki; Aşk bana göre karşılıklı güven ve sevgiden ibarettir.
Zaten, gerçekten birbirinize güveniyorsanız “O, yapmaz” dersiniz. E haliyle bu durum tek taraflı olursa güvenen taraf her zaman en çok üzülen olur. Karşılıklıysa da aklımıza öyle bir şeyin gelme olasılığı hemen hemen odamıza meteor düşmesi kadar azdır. Gelgelelim kıskançlık konusuna… Her şeyin yeterince, dozunda olduğu gibi kıskançlığın da dozunda olması gerekir. Karşındaki kişiyi bunaltacak kadar kıskanmayacksın ya da onun en yakın arkadaşını kıskanmayacaksın. Onun yakın arkadaşı olduğunu anlayabilecek kadar zeki olman lazım ama ne yazık ki bunu kavrayamamış insanlar etrafımızda.
İlişkilerimizi “Seven kıskanır” diye değil de “Seven güvenir” mantığına oturtursak her şeyin çok daha iyi olacağını hemen göreceksiniz.
                                               H.E.S
                                         11.12.15 23:53

#Murathanmungan

Aşkta herkes “ne çok sevdiğiyle” ilgilenir, kendinin ya da karşıdakinin ne çok sevdiğiyle; oysa önemli olan ve ilişkiyi asıl yaşatan nasıl sevdiği değil midir? Çok aşk, yalnızca çok aşktır. “Çok”luk hızla ya da usulca yokluğa akabilir, ama “nasıl” orada durur, yaşar, bir bilgi olarak o ilişkiyi olmasa bile hayatı ayakta tutar. Sizdeki hayatı.

#Elma

Aşka inanmalı mıyım? Yoksa inanmamalıyım bilemiyorum…İnsanların gerçek düşünceleri neler? Seviyorlar mı nefret mi ediyorlar? Bazen diyorum kendi kendime işte bu sefer oldu. Bu sefer gerçekten çok seviyorum diyorum sonra onun seni sevmediğini öğrenince yıkılıyorum. O anki duygularımı tarif etmek gerçekten imkansız. Pamuk Prenses’in inanıp cadının verdiği elmayı yemesi gibiymiş. Sadece inandım, sevdim ama kandırıldım.
Her seferinde aynı hataya düşmek neden peki? Tabiki her defasında tekrar tekrar inandığım için. Ama bu kez beni kandıramayacaksın kötü cadı…Dersimi aldım ben, prens beni öpüp uyandırdığında. O elmayı yine ısırmayacağım. Çünkü ben artık aşktan bıktım.