Onu kaybetmek…

Içimi bir korku sardı nedenini bilmediğim. Sanki bu şey son bulacakmış gibi. “Acaba giderse ne yaparım? ” diye düşünüyorum sürekli. Sonunu düşünmeli miyim? Yoksa düşünmeyip akışına mı bırakmalıyım?  Ikinci çoğu kişiye daha makul gelse de ben ilkini tercih etme zorunluluğu hissediyorum kendimde. Elbette hata yapıyorum ama elimde değil ki…Onu kaybetmekten çok korkuyorum. Gözlerinin derinlerine bakıyorum. En derinlere. Görüyorum ki o da korkuyor ama neden böyle davranıyor?  Sürekli arkadaş gibiyiz. Bu tavrından oldukça sıkıldım. Ara verelim dedim. Gözleri birden soldu. Kafam o kadar karışık ki… Bir yandan okul, diğer yandan sen… Bunu söylediğime o kadar çok pişman oldum ki ama biliyorum ki ilişkide verilen ara hiç iyi değildir. Bu yüzden ayrıldım. Onu kaybettim. Ben kaybettim.  Pişmanlık derecemi 10 üzerinden kaç derseniz, 100 derim. Çünkü bu pişmanlık geçmeyecek bir pişmanlık. Gözleri doldu ve bir şey demeden masadan ayrıldı. Arkasından gitmedim. Gitsem de bir şey açıklayamayacağım çünkü. Sakince masadan kalktım ve onunla her zaman gittiğimiz o banka gittim. Karşımda duran deniz durulmayacak gibiydi. Evet pişmandım neden yaptığımı ben dahi bilmiyorum. Sadece biliyorum ki onu daha fazla mutlu edemeyeceğimden korktum. Şimdi ne hale gelmiştir kim bilir. Onu üzdüm. Saçının teline zarar gelmesinden korktuğum kişiyi, üzdüm. Hemde bir hiç uğruna. Gözlerim doldu. Erkekler ağlamaz diye yalan söylemişler. Bal gibide ağlar. Gözlerimi tek noktaya kilitlemişken yanıma geldi ve biri oturdu. Onun olmasından korkarak başımı yana çevirdim. Onu gördüm. Gözleri ne zaman bu kadar şişti acaba?  Onu o kadar çok üzmüşüm ki… Gözlerini bana çevirdi. Yeşilin en koyusunu gördüm gözlerinde. Ah o öpülesi dudakları… Köpek gibi pişmanım desem affeder mi acaba? Hayır, o kadar kolay olacağını sanmam.  Bakışırken kendime kızarmışçasına gözlerimi kapadım ve dişlerimi sıktım. O anda birden bir baskı hissettim. Dudaklarımda. Öylesine güzeldi ki… İkimizinde ilkiydi bu. Dudaklarımı ayırıp elini tuttum ve gözlerinin içine bakarak ondan özür diledim. Kabul etti. Oradan ayrılırken içimde hem mutluluk hem de korku vardı. Onu kaybetme korkusu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s